Epidural bölgeden kaynaklanan en sık nedeni; cerrahi işlem sonrası gelişen yara dokusu oluşumudur. Oluşan yara dokusu sinir kökleri üzerinde bası yaparak veya uyarıya neden olarak kalıcı ağrı oluşturur.

Epidural lezyonların MR veya BT gibi klasik yöntemlerle tanınması oldukça güçtür. Epidurogram ve epiduroskopi epidural lezyonu en iyi şekilde ortaya koyabilir.

Epidural lezyona bağlı ağrıyı gidermek için bir iğne aracılığıyla epidural aralığa yapılan tek seferlik enjeksiyonlarda, enjekte edilen sıvının en az direnç ile karşılaştığı yolu izlediği ve lezyonun içine ulaşmadığı görülmüştür. Bu yüzden lezyonun içine bir kateter yardımıyla girilmesi ve bu şekilde ilaç uygulanması yapılması gereklidir.

Nasıl yapılır?

Ağrıya neden olan epidural lezyonun içine kateter ile girilip, lezyonun tam içine yapılan enjeksiyonla yapışıklıkların ortadan kaldırılması işlemidir. Oluştuğu bölgeye göre servikal, torakal, lomber ya da sakral bölgelerde uygulanabilir.

Kimlere yapılır?

Başarısız bel cerrahisi

Omurga metastatik kanserleri

Omurga kırıkları

Faset eklem sendromu

 

DİKKAT:

Aspirin, coraspin, coumadine, plavix gibi kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda bu işlem yapılmadan bir süre önce bu ilaçların kesilmesi zorunludur.

İşlem sonrasında:

Hastaların % 80’inde ağrı ortadan kalkar, motor fonksiyonlar düzelir. Bazı hastalarda işlemin tekrarlanması gerekebilir

İşleme bağlı riskler

  • Beyin omurilik zarının altında kalan bölgeye yapılan enjeksiyona bağlı;
    • Kas gücü kaybı
    • Barsak-mesane fonksiyonlarında bozulma
  • Enfeksiyon
  • Kalp ritm bozukluğu
  • Hızlı enjeksiyona bağlı beyin kanaması, görme bozukluğu, baş ağrısı